Blogger tarafından desteklenmektedir.

Contact us

RSS

Ev Yapımı Dondurma

Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba!


Dondurmayı çok seviyorum, yaz-kış yerim; ama ambalajlı dondurmaları sevmiyorum, zaten üzerinde bile "sütlü, yağlı buz" yazıyor onların. Bu yüzden de dondurma benim için çok özel, çünkü ulaşması kolay değil. Her zaman Bağdat Caddesindeki sevdiğim dondurmacılara ya da Bostancı'da Yaşar Usta'ya falan gidemiyorum. 

Dondurmayı çok sevdiğim için hep evde yapmak istiyordum da zor olduğunu düşünüp vazgeçiyordum. Sen de bu durumdaysan, okumaya devam; çünkü çok kolay ve harika dondurmalar yapıyorum artık. 

Evde dondurma yapmanın en olumsuz yönü, hazırlanan malzemenin buzluğa konduğu zaman buzlaşma-kristalleşme yapması ki bu da karıştırma esnasında içine yeterince hava verilememesinden kaynaklanıyor. Bu noktada devreye dondurma makinesi giriyor, bu iş makinesiz olmaz deniyor. Ben hem dondurma makinesi ile hem de makinesiz dondurma yaptım. Aşağıda her ikisini de bulacaksın. 

Dondurma Makinesi Kullanmadan Ev Yapımı Dondurma

İnternette baktıysan birçok farklı tarif var; ama bence dondurmanın olmazsa olmaz, temel üç maddesi "SÜT - SALEP - ŞEKER"dir. 

Malzemeler
  • 1 lt süt*
  • 1 tatlı kaşığı dolusu salep**
  • 1 su bardağı şeker
* Kaynatılmış soğumuş çiğ süt veya günlük şişe süt
**Kilosu 200-250 TL'ye satılan dondurmaya kıvam ve harika bir aroma veren toz salep. Ben güvendiğim bir aktardan alıyorum. 50 gr. ile (12,5 TL) üç defa dondurma yapabiliyorum. 

Yapılışı: Pişirme Aşaması

  1. Elektrikli yumurta çırpıcısı ile sütün 1/3'ünü ve salebi derin bir kapta biraz karıştırıyorum. Sonra içine şekeri de ekleyip biraz daha karıştırıyorum. Püf Noktası: Sütün içine salebi atar atmaz hemen çırpıcıyla karıştırmak gerekiyor, sütün içinde 10 saniye bile (çırpmadan) beklese topaklaşır. O zaman al başına iş! Çırpıcı fişe takılı hazır beklesin:)
  2. Salepli, şekerli sütün kapağını kapatıp buzdolabına koyuyorum. Bu aşama, salebin içindeki doğal jelin şişmesini sağlıyor. 10-30 dakika arası bekliyorum (acelem yoksa 30 dakika).
  3. Geri kalan sütü çelik tencereye katıp kaynatıyorum. Süt, 5-10 dakika kısık ateşte kaynayınca içindeki suyun buharlaşmasıyla birlikte daha yoğun bir süt oluyor. 
  4. Süt ocakta kaynamaya devam ederken, dolaptaki karışımı çıkarıp azar azar tencereye ekliyorum. Bunu yaparken bir elimde tel çırpıcı (elektrikli olmayan) sütü karıştırırken diğer elimle yavaş yavaş karışımı tencereye döküyorum. (Dolapta bekleyen karışım koyu kıvamlı oluyor.) 
  5. Karışımı ekledikten sonra bir-iki çevirip ocağı kapatıyorum. Böylece dondurmanın pişme aşaması bitiyor. Bu noktada neli dondurma istiyorsan eklemek serbest:)

Denenmiş Örnekler:

  1. İyice olgunlaşmış kayısıları mikserden geçirip püre yaptıktan sonra dondurma malzemesi ile karıştırma: KAYISILI DONDURMA.
  2. Kıştan hazırlayıp buzluğa attığım balkabağı püresi ile dondurma malzemesini karıştırma: BALKABAKLI DONDURMA.
  3. Benmari usulü erittiğim bitter çikolata ile dondurma malzemesi ile karıştırma: BİTTER ÇİKOLATALI DONDURMA.

Yapılışı: Donma Aşaması

  1. Temel malzemelerle hazırlamış olduğum karışımı üç farklı, kapaklı plastik kaba (varsa çelik de olur, daha çabuk donuyor) döküyorum. 
  2. İçlerine yukarıda saydığım malzemeleri ekleyip her birini ayrı ayrı iyice karıştırıyorum. 
  3. Arada bir karıştırarak oda sıcaklığına gelene kadar soğutuyorum.
  4. Ve buzluk bölümüne koyuyorum. 
  5. Bu aşamadan sonra yarım saatte bir, hepsini çıkarıp tel çırpıcıyla karıştırıp tekrar buzluğa koyuyorum. Bu ne yazık ki atlanmaması gereken bir püf noktası. Böylece kenarlardan (özellikle çelik kap kullanıldıysa) sertleşme başladığında, karıştırarak her yerin eşit donmasını sağlamak ve içine mümkün olduğunda hava verip kristalleşmesini önlemeye yarıyor. 
  6. Buzluğun derecesine göre (belki 3-4 saat sonra) dondurma karıştırılamayacak kadar sertleştiğinde artık kendi haline bırakıyorum. Benim buzdolabı eski olduğundan pek iyi soğutmuyor, bende bu aşamaya gelmesi 5-6 saati buluyor. 
SONUÇ: 

  • Makine kullanmadan yapılan en yapımı dondurma ne kadar uğraşırsak uğraşalım (yarım saatte bir çıkarıp karıştırsak bile ki ben bu yarım saate pek hakim olamıyorum, daha az karıştırmış olabilirim) yine de biraz kristalli olur. Bence bunun için en iyisi yemeden önce buzluktan çıkarıp oda sıcaklığında 5 dakika kadar bekletmek. Hafif erirse, yumuşak İtalyan dondurması kıvamında olunca kristalleşme rahatsız etmiyor. Üstelik çocuklara servis etmek için böylesi daha uygun bence. 
  • Temel malzemelerle karışımı hazırlayıp farklı kaplara bölüp içine istenilen meyve, kuruyemiş vs. atılabileceğinden tek seferde farklı çeşitler yapmak mümkün (tabi bu aynı zamanda, ne kadar çeşit o kadar çok buzluktan çıkarıp karıştırma işlemi demek).


Dondurma Makinesi ile Ev Yapımı Dondurma

Yukarıda anlattığım şekilde birkaç defa dondurma yaptıktan sonra bir dondurma makinesi almaya karar verdim. Abimin "Delimanjoo" marka dondurma makinesi var, çok da memnun. Ben almak istediğim zaman bu markayı bulamadım ve indirimde olan "Tefal Dondurmacım" (Tefal Gelato) aldım. 

Dondurma makinesi sanma ki bütün işi yapıyor, yok öyle bir kolaylık! Peki ne yapıyor? Buzluğa attıktan sonra yarım saatte bir çıkarıp karıştırma işi var ya, işte onu yapıyor ki bence bu iş çok önemli. Peki nasıl oluyor?

Dondurma makinesinin içi ÇELİK dışı plastik olan bir haznesi var. Çelik ve plastik arasında dışarıdan göremediğimiz ama sallayınca anladığımız bir sıvı var (su mu bilmiyorum). İşte bu hazneyi dondurma yapmaya başlamadan önce buzlukta (-18 derece) 24 saat ya da dolabın soğutmasına göre belki daha az bekletmek gerekiyor. Zaten haznenin üzerinde yeterince soğuk olduğunu anlamamız için mavi bir işaret oluyor. Çok soğuyan bu hazne, dondurma karışımı içine konulduğunda soğukluğuyla karışımı da dondurmaya başlıyor. 

Dondurucuda bekleyen ve mavi işaretin çıktığı hazne
Dondurma makinesi ile dondurma yapmak için yukarıda verdiğim Pişirme Aşamasının tamamı geçerli. Piştikten sonra karışımın iyice soğuması gerekiyor ki hatta biraz buzdolabında bekletmekte fayda var. Ben makine ilk geldiğinde hazneyi buzluğa atıp beklerken, karışımı da hazırlayıp (bitter çikolatalı) dolaba koydum ve ertesi gün dondurmayı yaptım (yani karışım dolapta bir gün bekleyebilir, gayet de güzel olur, aromalar birbirine iyice karışmış olur).

Hazneyi üzerinde işaret belirene kadar buzlukta yeterince soğuttuk diyelim. Tabi aynı zamanda kendi ellerimizle dondurma karışımını da pişirip soğuttuk diyelim. Şimdi ne yapacağız?

Hazneyi buzluktan çıkarıp çok çabuk bir şekilde karıştırıcı aparatı ve kapağını takıp çalıştırıyoruz. İçindeki plastik karıştırıcı yavaş yavaş dönerken soğumuş dondurma karışımını üstten döküyoruz ve seyre başlıyoruz. 


Makine çalışmaya başladığı andan itibaren ne zaman olacağını soran Deniz'le kısa bir diyalogumuz aşağıdaki videoda (Kendisine dondurma yaptığımdan annecim diye cümleye başlıyor kerata:) 10:50'de hazır olacak demiştim). 

video


15-20 dakika sonra dondurma oluyor. Evet, evet bu kadar kısa sürede yenebilecek kadar oluyor. Tabi bir kaba alıp biraz da buzlukta beklerse daha kıvamlı oluyor ama arada çıkarıp karıştırma derdi hiç yok! 

Kısacası, dondurma makinesinin haznesi her daim buzlukta durursa (kriz anında hemen dondurma yapabilmek için) ev yapımı harika dondurma yapması birkaç saatlik iş! Pişirme aşaması kolay da iyice soğuması için beklemek gerektiğinden. 

SONUÇ: 
  • Dondurma makinesi, buzluktan çıkarıp çıkarıp karıştırma aşamasını bitirdiğinden çok kullanışlı, pratik ve üstelik kısa sürede bunu yapıyor. 
  • Yapılan dondurma çok lezzetli, içinde hiç kristalleşme yok, bence süper bir dondurma. 
  • Soğutulmuş haznede tek seferde, sadece tek çeşit dondurma yapılabiliyor. Başka çeşit yapmak için hazneyi yıkayıp kurulayıp tekrar buzluğa (-18 derece) koymak ve hazır olmasını beklemek gerekiyor. Bu da tek olumsuz yönü ama işin en önemli kısmı zaten haznenin tam kıvamında soğuk olması. Buna dikkat etmek gerekiyor. 


Dondurma makinesi ile süt kullanmadan meyve püresi-şeker ve su ile lezzetli özellikle yaz için süper serinletici olan sorbeler de yapmak mümkün. 

Tefal Gelato kutusundan dondurma ve sorbe tarifleri olan harika bir kitapçık da çıktı. Harika derken fotoğraflardan bahsediyorum aslında zira hiçbir tarifi yapmayı düşünmüyorum. Tariflerin hemen hemen hepsinde 6 yumurta sarısı, 240 ml krema gibi malzemeler var. Ben zaten yağlı dondurmalar istemediğim için kendim evde yapmak istiyorum, bir de içine krema mı koyucam yani? Ayrıca yarım litre süte 6 yumurta falan da koyamam! Tarif kitapçığı internette .pdf olarak var, indirip bakabilirsin. 

Ben yine kendi bildiğim gibi dondurma karışımı hazırlar, yaparım. Deniz sadece çikolatalı yiyor; ama benim aklımdan tahinli-cevizli, lavantalı, sakızlı dondurmalar yapmak geçiyor...

Peki, yapımı çok kolay olsa da saatler süren bu maceraya değer mi? Bence kesinlikle evet. İçinde ne olduğunu bilmediğimiz bitkisel yağ, kıvam arttırıcı, yapay aroma, renklendirici vs vs. bir dondurmada olmaması gereken ne varsa o ambalajlı dondurmalarda var. Ben bunları yemek de istemiyorum çocuğuma da yedirmiyorum. Ben bu şekilde hazırladığım dondurmayı Deniz'in yiyebileceği porsiyonlarda küçük kaplara koyup buzlukta bekletiyorum.   Büyük tek bir kapta olursa buzluktan çıkarıp servis edebileceğim şekilde yumuşayana kadar bekleyip tekrar buzluğa atmak istemiyorum (çözdür-dondur yapıp tadı bozulmasın diye). Benim yiyeceğim ise büyük kapta durabilir, zaten bir daha dondurucuya girmeyecek!

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Makarnaları Sınıflama

Bugünkü oyun sınıflama yapabilmekle ilgili. Bunun için ben farklı şekillerde makarnalar kullandım (farklı bakliyatlar da kullanılabilir). 

Bir tepsinin içine, karışık makarna tabağı ve üç bölmeli bir tabak koydum. Makarnaları şekillerine göre ayırıp bir-iki tanesini bölmelerin içine koyarak Deniz'e nasıl yaptığımı gösterdim. O da benim yaptığım gibi, makarnaları ayıklamaya başladı. Şekilleri aynı olanları aynı bölmeye koyması gerektiğini hatırlattım (burgu, çiçek ve boncuk makarna). 



Tabaktaki karışık makarnaların tamamını ayıklayıp (sınıflama yapma) doğru bölmelere koyduktan sonra bir tur daha oynamak için tekrar makarnaları karıştırdık. 


Bu sefer makarnaları şekillerine göre değil, renklerine göre (yeşil, turuncu, sarı) ayırdık. 


Şekil ya da renklere göre ayırma, sınıflama becerisini geliştiren bu oyunu siz de deneyebilirsiniz. 

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Günlük Yaşam Becerileri: Mandal Kullanma

Günlük hayatta biz kadınların sıkça yaptığı ve çok basit olan mandalla çamaşır asmanın bir ufaklık için ne kadar zor bir beceri olduğunu fark ettim. Ne zaman çamaşır assam Deniz için mandallar hep eğlenceli bir oyuncak oluyordu. Genellikle askıdaki mandalı döndürüyor, renklerini söylüyordu. Bu sefer ise, benim gibi mandalı askıya takmak istedi. Mandalı askıya takabilmek, gerçekten beceri gerektiriyormuş. 

  • Önce mandalın iki ucuna parmaklarında baskı uygulayıp ağzını açacaksın,
  • sonra o halde tutmaya devam edeceksin,
  • ağzı açıkken askıya yaklaştıracaksın,
  • askıyı tutturmaya çalışıp mandalı takacaksın.
Böyle anlatınca ne kadar zor değil mi? Hele o 4. aşama yok mu en zoru o galiba; çünkü o aşama el-göz koordinasyonu gerektiriyor. Deniz için ne kadar zor bir iş!


Yapabilmek için çok uğraştı, yapamayınca sinirlendi. Ben de her seferinde minumum yardımla yapabildiğini göstermek istedim. Birkaç tanesini yapabildi; ama her denediği olmadı tabi. Mandalın ağzını açık tutabilse de askıya takarken bir türlü denk getiremiyor, getirince de mandalın ağzı kapanmış oluyor vs. derken bir süre sonra bundan vazgeçip bir alt seviyeye inip dizili mandallarla oynamayı tercih ediyor. 


Eğer sizin ufaklık, mandalı rahatlıkla askıya takabiliyorsa bir üst aşamayı deneyebilirsiniz, yani mandalla çamaşır asmak... 

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Renkli Baskı

Bugünkü oyunumuz atık malzemeyle renkli baskı yapma. Bunun için;

  • önceden biriktirdiğim tuvalet kağıdı ruloları, 
  • renkli boyalar (akrilik tercih ettim),
  • kağıt gerekiyor.

Aslında amacım kahverengi ile gövde; yeşil ve kırmızı ile de yapraklar olan bir ağaç yapmaktı. Tek başıma yapsam böyle bir şey çıkarırdım sanırım; ama Deniz rastgele yapmayı tercih ettiğinden karışmadım. Ortaya çıkan eser ise, soyut resim oldu:)) Ayrıca eserimizle yer yer de olsa, 2020 Olimpiyatlarında İstanbul'a da destek veriyoruz. 





  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

"Ev Yapımı Kar"la Yeniden

Daha önce "ev yapımı kar" yapmış ve oynamıştık. En son içine mavi gıda boyası da koymuş ve yuvarlayıp bırakmıştık. Sonra onları kurusun biraz diye bıraktığım bir köşede unutmuşum. Geçen gün elime geçti, tam atacaktım, kıyamadım. Yuvarlanıp top şekli alsa da hala yumuşacık ve oynaması zevkli görünüyordu. Hemen oracıkta çöpün yanı başında oturup oynamaya başladık. İyice mıncıkladık, kutularla doldur boşalt yaptık. Sonra kutulara sıkıca doldurup kalıp kalıp çıkardık. Kalıpları elimizle parçalayıp (çok zevkli) yeniden yaptık. 



Son olarak da, benim için küçük kas becerisi geliştirici sık-bırak oyunu; Deniz için ise "anne gibi köfte yapıyorum" oyunu oynadık.  


Minik elin içinde küçük köfteler hazırlaması (sıkması) ve yine eliyle parçalayıp (bırakma) sonra yeniden bir parça alıp sıkması hem faydalı hem de zevkliydi. Yarım saat kadar oynayıp hem üstümüzü hem mutfak halısını batırdıktan sonra bu güzel oyuncağımız görevini tamamlayarak tarih oldu.

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Renkli - Delikli Toplar

İnternette görüp satın aldığım yeni oyuncağımız gelince hemen heyecanla açtık.


Malzeme olarak pek kaliteli değil, ama işlevi güzel. Renkli toplardaki deliklere, farklı boylardaki çubuklar takılarak istenilen şekiller yapılıyor. İşte benim bu oyuncağı sevme nedenim buydu. Ancak bazı çubuklar deliklere çok rahat girerken bazıları zorluyor. Aslında küçük kas becerisi ve ince motor gelişimi için bence böylesi daha iyi; ama Deniz bey zorlanınca yapmak istemedi. Önce heyecanla birkaç tanesini taktı.  


Sonra topları renklerine göre kutusuna dizdi. 


Sonra da çubukları boylarına göre dizip en kısa-en uzun gibi kavramları konuştuk. 









  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Eğlenceli Bilim Serisi

Son zamanlarda Deniz'le hava gözlemi yapıyoruz; havanın yağmurlu, bulutlu, güneşli vs. nasıl olduğunu konuşuyoruz. Tam da bunun üstüne Bilim Çocuk Aralık-2012 sayısında hava durumu konusu işlenmişti. Ve bir hava durumu çarkı vermişti dergi. Sonra Meraklı Minik Ocak sayısı da "Kar Yağınca" başlığıyla çıktı. İki dergi de elimizden düşmez oldu. Dergileri defalarca okuduktan sonra İş Bankası Kültür Yayınları'nın Eğlenceli Bilim serisinden üç farklı kitap aldım. 


Üç kitabın da yazarı Imke Rudel ve resimleyeni Anne Ebert. Gaye ve Dağhan isimli iki kardeşin hikayeleri eşliğinde bilimsel bilgiler veriliyor. Deniz'in yaş grubuna göre biraz ağır; ama resimleri çok güzel. Okurken bazı yerleri atlıyorum veya resimde yer alanları konuşuyoruz. Yine de hava olayları, mevsimler ve ilgili kavramları öğrenme açısından faydalı. Kitapların her birinin 5 TL. olması da çok güzel. 

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Hikayeli Yap-Boz Kartları

Edukids'in eğitici oyun kartlarından hikayeli yap-boz aldığımız zamandan beri hep oyun rafımızdaki yerini koruyor. Sık sık ortaya çıkıyor ve oynuyoruz. Mıknatıslı bir kapağı olan kutu, çok kullanışlı. 



Kutunun içinden 4 farklı hikayeye ait toplam 24 kart çıkıyor. Bir de hikaye kitabı. Kitapta, bir doktora gitme hikayesi, bir okuma saati hikayesi, bir uçağa binip seyahat hikayesi bir de okula gitme hikayesi var. Her hikayede geçenleri içeren 6'şar yap-boz kartı da var. Hikayedeki oluş sırasına göre yap-bozlar birleştiriliyor. 


Biz bazen sadece hikayeleri okuyoruz, çocukların hayatının içinden hikayeler içeriyor. Geçen sene Deniz hastalandığında, kitaptaki doktora gitme hikayesini günde kaç kere okur olmuştuk. Deniz sürekli onu okumak istiyordu. 

Bazen yalnızda kartları önümüze döküyoruz. Renklerine göre ayırıyoruz (her hikayenin kartları farklı renkte). Sonra da birini seçip oluş sırasına koymaya çalışıyoruz. Resimde gördüklerimizi konuşuyoruz.

Bazen de kitaptan hikayeyi okurken ilgili kartı bulup hikaye ilerledikçe parçaları birleştiriyoruz. 


Edukids'in bu ürünü gerçekten çok başarılı. Hikayeleri Defne Ongun Müminoğlu yazmış, resimleri de Murat Tanhu Yılmaz çizmiş. Çocuklara verilecek en güzel hediyelerden biri. Aa, bu arada kutunun üzerine yazan "Çocuklara verilebilecek en değerli hediye, onlarla birlikte zamanı paylaşmaktır" sözünü de çok beğeniyorum. Aynen öyle, çocuğuyla birlikte oynayan ve bundan keyif alan annelere sevgilerimle...

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Denizler Altında

Misketle boyama yaptığımızda boyalı iki kağıdımız olmuştu, onları ne yapsak diyordum ki bir deniz altı teması yapmaya karar verdim. Deniz'in odasında duvarlardaki balıklardan ilham alarak önce renkli kağıtları balık şeklinde kestim. Üstlerine göz şekli çizdim. Açık ve koyu yeşil kartonlardan da yosunlar kestim. En son zemini oluşturmak için mavi bir kartonun üst tarafını dalgalı makasla kestim. İşte malzemelerimiz:



Deniz, simli yapıştırıcı kullanmak istedi. Önce denizin dibine yosunları yapıştırdık. Sonra da balıkları, denizatını, yıldızı...




En son yosunların üzerine parlasın diye biraz simli yapıştırıcı sürdük. Yapıştırılacak tüm malzemeler bitince bu yaptığımızın deniz altını gösterdiğini, bu canlıların denizin altında yaşadığını, gemilerin ise denizin üstünde gittiğini anlattım. 


Ve çalışmamızı ilham aldığımız Deniz'in odasının duvarına astık. Deniz, duvara asınca "ahtapot yapmamışız, ahtapot nerde" diye sordu. Haklı çocuk; ama annesi ahtapot çizip kesemedi:))



  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Şekillerle Renkler ve Hayvanlar

Edukids'in "Şekillerle Renkler ve Hayvanlar" oyun kartlarını Deniz 1,5 yaşındayken almıştım. O zamandan beri hep kitap rafımızda duruyor. Zaman zaman çıkarıp oynuyoruz.  



Kapağında mıknatıs olduğundan çok kullanışlı bir kutusu var. Çok sağlam kapanıyor, elimizde oradan oraya gezdirirken hiç açılıp dökülmüyor. İçinde 10 kart var. Bir çerçevenin içinde verilen kartlar geometrik şekiller olarak yapılmış. Her kartın üzerinde bir hayvan resmi var ve hepsi de birbirinden farklı renklerde. Böylece minikler bu kartla hem renkleri, hem şekilleri hem de hayvanları öğrenmiş oluyor. Üstelik çerçevenin içine geçmeli olarak yapıldığından küçük kas becerisini geliştirici bir oyun. 


Uzun zamandır oynadığımız için Deniz hepsini biliyor tabi. Kartlardan birini gösterip "bu hangi şekil" dediğimde tanıyor, söylüyor. Ya da "bana ... şekli gösterir misin?" dediğimde arayıp buluyor. 
Aynı soruları hayvanlar ve renkler için de sorduğumda gösteriyor; ama bunları biliyor olması bu oyunu oynamamıza engel değil, yine de severek oynuyoruz. Kartları çerçevesinden çıkarıp sonra da takmaya çalışıyor. 


Böyle çocuklar için faydalı eğitici oyun kartları pek yok ülkemizde, olanlar sayılı. Edukids bu anlamda başarılı işler yapıyor. Bizde bir de "Hikayeli Yapboz Kartları" var. Hem kendi çocuğunuz için hem de bir çocuğa hediye arıyorsanız çok iyi seçim...

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Damlalıkla Boyama

Bugün yine Pinterest'te fotoğrafını gördüğüm bir oyunu oynayalım dedik. Bunun için (evde bitmişi olmadığından) eczaneden damlalık aldım. Borcam tabağın içine beyaz kağıt kesip koydum. Dört farklı renk akrilik boyayı paletin içinde biraz suyla karıştırıp incelttim. 


Deniz merakla ne yapacağımızı bekliyordu. Damlalığı elime alıp boyaya batırdım. Sıktım, bıraktım, sıktım ve böylece içine boya çektim. Kağıdın üstüne getirip yukarıdan bir damla sıktım. Sonra da bu aşamaya kadar zor duran Deniz'e damlalığı verdim. Deniz bu işi çok sevdi. Damlalığa boya çekerken çıkan sesleri taklit etti. Boyayı sıkmayı çok sevdi. Gerçekten çok eğlenceli!


Damlalığın beyaz yerini,
  • baş ve işaret parmağıyla tutup sıkmak, 
  • içine boya çekmek ve 
  • tekrar sıkma-bırakma hareketiyle içindeki boyayı kağıda akıtmak küçük kas becerisi için oldukça faydalı, hem de eğlenceli. 



Deniz boya çekip sıka dursun ben de telefondan Pinterest'teki oyuna bakayım dedim. Aa, bir de ne göreyim oyun tamamen farklıymış. Okumadan sadece fotoğrafa bakıp kendimce oyunu değiştirmişim meğer. Oyunun aslı şöyleymiş: Cam tabağın içi tamamen karbonatla kaplanıyor. Diğer tarafta farklı kapların içine konan sirke, gıda boyasıyla renklendirilmiş. Çocuk renkli sirkeyi damlalığa çekip karbonatın üzerine sıkınca kabarıyor, baloncuklar oluyor.  

Ben karbonatı kağıt sanmışım, renkli sirkeyi de boya:)) Neyse bundan da geri kalmayalım diye bu andan itibaren oyunu değiştiriyorum. Zaten Deniz de paletteki boyalar bittiği için sıkılmaya başlamıştı. Boyalı kağıdın üstüne biraz karbonat serpip (iyi ki temizlikte kullanmak için önceden kiloyla almışım) çay tabağına da sirkeyi koydum. Deniz sirkeyi damlalıkla çekip karbonatın üstüne sıkınca çok güzel oldu. Alttaki rengin üstünde fışır fışır sesler eşliğinde baloncuklar oldu. Sirke bitinceye kadar bir sürü baloncuk yaptıktan sonra, oluşan renkli karbonatlarla elimizle oynamaya başladık. 


En sonunda parça pinçik olan kağıdı atıp ellerimizi yıkadık. 

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Makarnalı Denizyıldızı

Makarnaları önceden boyamış ve başka bir oyunun temel malzemesi olması amacıyla kurumaya bırakalı günler olmuştu. Onlarla ne yapsak diye düşünürken Montessori Eğitimi blogunda çok hoş bir çalışma gördüm. Buradan bakabilirsiniz. Aynısını değil; ama bir benzerini yaptık. 



Önce internetten denizyıldızı resmi buldum. Word'e yapıştırıp üstüne küçük daireler ekledim ve çıktısını aldım. Önceden boyadığımız makarnaları Deniz'in tercihiyle simli yapıştırıcı kullanarak küçük dairelerinin üzerine yapıştırdık. Deniz renklere göre bir uyum içinde değil, rastgele yapıştırmayı tercih etti. 




Bu aktivitede:

  • yapıştırıcıyı dairelerin içine denk getirip sıkmak
  • yapıştırıcı sıkılan yere makarnaları yapıştırmak

ince motor gelişimi destekleyen, bizim için çok kolay; ama minikler için çaba gerektiren işler...

Bütün dairelere makarnaları yapıştırdıktan sonra biraz da kağıdı (anne yardımıyla) boyayıp küçük ve sevimli yıldızımızı denize atmış olduk:))




Bu aktiviteyi yapmak isterseniz denizyıldızını size gönderebilirim. İsteyene "ahtapot" da var! E-posta adresinizi yorum olarak bırakmanız yeterli. Keyifli oyunlar... 


  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Makarna Boyuyoruz

Makarna boyamak başlı başına keyifli bir oyun olduğu gibi boyanmış makarna başka bir oyunun temel malzemesi de olabilir. Her çeşit makarna boyanabilir; biz bugün küçük boncuk makarna tercih ettik. Palete farklı renklerde parmak boyası koydum. Ve minik eller iş başına!



Deniz önce parmağının ucuyla sonra avucuyla boyamayı denedi. Elini boyaya iyice bulaştırdıktan sonra makarnaları avuçlayarak boyama iyi fikirdi. 


Mavi, kırmızı ve yeşil parmak boyası kullanarak üç farklı renkte makarna yaptık. Gerçi parmak boyasının tam kapatıcılığı olmadığından mavi ile yeşil arasında az bir fark oldu (makarna da sarı olduğundan mavi boya sürsek de yeşil gibi durdu). 



Sonra makarnaları kendi haline bırakıp kurumalarını bekledik. Kurumuş renkli makarnalar ipe geçirme çalışmasıyla belki bir kolye olabilir ya da başka bir şey...

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS